06 Temmuz 2017

BİBER SOS





Et yemeklerinin yanına hafif acılı bir sos isterseniz tavsiye edebileceğim bir sos. Acılığı karabiberden, karabiber tadını sevenler için.

Sadece kırmızı ete değil tavuk etine de yakışan bir lezzeti var hatta patates kızartmasının yanına bile eşlik edebilir...

Sos olmadan olmaz diyenlerdenseniz deneyebilirsiniz...

MALZEMELER

½ yemek kaşığı sıvı yağ

2 yemek kaşığı tane karabiber ( yeşil karabiber bulabilirseniz daha iyi olur )

1 tatlı kaşığı tereyağ

1 yemek kaşığı un

1 çay bardağı krema

½ çay bardağı süt

2 tatlı kaşığı sirke

3 tatlı kaşığı soya sos

1 tatlı kaşığı hardal
 
Bir miktar tuz, toz karabiber, kekik

Kremayı, sütü, sirkeyi, soya sos ve hardalı bir kabın içinde çırpma teli ile iyice karıştırın.

Sıvı yağda tane karabiberleri orta ateşte bir kaç dakika kavurun. Kavurduğunuz tane karabiberleri başka bir kaba alın ve aynı tavada tereyağ ile unu hafif pembe olana kadar kavurun. Ve iyice karıştırdığınız kremalı karışımı kavurduğunuz un karışımına ilave edin. 


Orta ateşte karıştırmaya devam ederek kaynayıncaya kadar pişirin. Kaynayınca ocaktan alın ve karıştırmaya devam edin. Kavurduğunuz biberleri de ilave ettikten sonra tuz, toz karabiber ve kekik ekleyip servis tabağına alabilirsiniz. İçine koyduğunuz baharat miktarlarını kendi zevkinize göre ilave edin.  

Sos size göre koyu kıvamlı ise içine biraz süt katarak kıvamını istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz...




AFİYET OLSUN





05 Temmuz 2017

FLORANSA





Kuzey İtalya`da, Toskana bölgesinin başkenti. İçinden geçen Arno nehri üzerine kurulmuş bir şehir.

İtalya ve Avrupa`nın en önemli ticaret merkezlerinden.




Kentin en önemli kilisesi, yapımı 1436 yılında biten Santa Maria del Fiore'dir. Genellikle "Duomo" adıyla bilinen bu katedralin kubbesi çok büyük bir mimarlık harikası olarak bilinir ve Floransa`nın sembolü haline gelmiştir. Binanın üstündeki işlemeler ve heykel figürleri tam anlamıyla sanat eseri. Katedral`in içi de aynı şekilde usta bir işçilikle şekillendirilmiş. 




Duomo'nun bir parçası sanılan Campanile ( çan kulesi ) ve yine hemen yanındaki Battistero di San Giovanni Vaftizhanesi de özellikle bronzdan dökme kapılarında İncil sahnelerini rölyef halinde gösteren önemli bir yapı.


Floransa, İtalyan Rönesansının doğum yeri olarak biliniyor. Leonardo da Vinci ve Michelangelo bu tarihi şehirde yetişmiş dünyaca ünlü sanatçılardan. Yine ünlü yazar ve şair Dante Alighieri bu şehirde yaşamış ve ilham almış. Şehri gezerken bir çok sanatçı ve bilim adamının heykelini görmek mümkün. 


Ve aynı şekilde bir çok heykel şehrin meydanında ve sokak aralarında görmeniz için sizi bekliyor.


Kentin merkezindeki en önemli meydan Piazza della Signoria' dır. Bu meydan etrafında tarihsel binalar ile çevrilmiş ve birçok heykel ve anıt bulunan çok çekici bir meydan.


Bu meydanın ortasında İtalya şehirlerinde görmeye alışılan Neptün Çeşmesi bulunur.

Mermerden yapılmış deniz tanrısı Neptün 'ün heykeli, mermer atlar ve etrafında deniz kızları ve erkek deniz tanrıları bulunur. 1565 yılında yapılmış. Ayrıca Neptün'ün altında bulunan yunuslar da Floransa`nın denizlerde hakimiyetini temsil eder.


Aynı meydanda aslı Accademia Müzesi`nde bulunan, Michelangelo'nun ünlü heykeli David'in bir kopyası bulunur. Uzun bir sıra beklemeyi göze almalısınız bu müzeyi ziyaret edebilmek için.




Arno nehrinin üzerindeki Ponte Vecchio ( Eski Köprü ) görmeye alışık olmadığımız bir köprü. Üstünde şirin pencereleri olan evlerin olduğu bu köprü aynı zamanda bir çok kuyumcunun bulunduğu bir çarşı. Köprüler şehri Floransa'nın 1345 yılında inşa edilen ve II. Dünya Savaşı'ndan zarar almadan kurtulan tek köprüsü. Floransa`da bulunan altı köprüden biri. Uffizi ve Medici Sarayı’nı birbirine bağlıyor. 






Vecchio Sarayı`nda Michelangelo`nun Zafer heykeli Genio della Vittoria` yı görebilirsiniz.


Rönesans etkisinin çokca görüldüğü şehir Floransa... Ve bu etki sokaklarında hala devam ediyor. Ellerinde fırçaları ve yağlı boyaları ile bir çok sokak sanatçısını görebilirsiniz bu güzel şehrin sokaklarında.


Aynı zamanda romantik bir şehir... Aşıklar şehri, aşklarını bir daha açılmamak üzere kilitleyenlerin ve anahtarlarını nehire atanların şehri. 









Nisan 2017

04 Temmuz 2017

HAŞHAŞLI BURGU BÖREK






Mayalı bir hamur ve haşhaş birleşince ortaya çok güzel bir lezzet çıkıyor.


Pişerken eve dolan kokusu iştah açıcı... Ilık ılık hemen tadına bakılası...


MALZEMELER


Hamur için;


1 su bardağı ılık süt


1 su bardağı ılık su


1/4 su bardağı sıvı yağ 


1 paket maya


1 yemek kaşığı şeker


1 tatlı kaşığı tuz


5,5 su bardağı un ( biraz daha fazla ya da daha az olabilir )




İç malzemesi için;


1 su bardağı haşhaş ezmesi


1 su bardağından 1 parmak eksik sıvı yağ


Üstüne sürmek için;


1 yumurta sarısı


Hamur için gerekli olan malzemeleri ele hafif yapışan bir hamur elde edecek şekilde karıştırın. Her zaman olduğu gibi unu azar azar ilave ederek hamuru yapmaya çalışın. Un miktarını gerektiği gibi ekleyebilir ya da azaltabilirsiniz. Elde ettiğiniz hamuru yarım saat dinlenmeye bırakın.


Haşhaş ezmesi ve sıvı yağı iyice karıştırarak iç malzemesini de hazırlayın.



Mayalanan hamurunuzu 6 parçaya ayırın ve her birini orta boy tabak büyüklüğünde açın ve aralarına haşhaşlı karışımdan sürerek üst üste dizin. En üsttekine haşhaşlı karışımdan sürmeyin.


Hamuru elinizle ya da oklava ile yavaş yavaş açarak çok ince olmayacak çekilde büyütün. İki parmak genişliğinde şeritler kesin. Her şeridi yavaş yavaş burun ve istediğiniz şekilde tepsiye dizin.


Uzun uzun şeritler halinde olabilir ya da her şeridi kendi etrafında sararak gül şekli verebilirsiniz.



Üstlerine yumurta sarısı sürdükten sonra 175 dereceye ısınmış fırında üstleri kızarana kadar pişirin.


Yapılışı gerçekten basit ve sonuç çok lezzetli…




AFiYET OLSUN



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...