19 Nisan 2018

NE GÜZEL BİR ŞEHİRSİN İSTANBUL... (1)






Masal gibi bir şehir...


İstanbul...


Fatih, Beşiktaş, Yıldız Parkı, Bebek, Emirgan, Beyazıt...


Çocukluğumun hatıralarında silikleşen, üniversite yıllarımda sınavların sıkıntısıyla biriktirdiğim anılarımın olduğu şehir...


İlkokul zamanlarında nerede olduğunuzu pek hatırlamazsınız ya... Ya da benim için öyle... Ya da hatıralar zamanla hafızanızda küçülür ve en çok tekrar ettiğiniz anlar kalır.





Fatih hayal meyal kalır ilkokul zamanlarımda, sonra Beşiktaş... Sahili ve pazarı kalmış aklımda, cumartesi günleri kurulan, hala var sanırım... Sonra Bebek, ortaokul yıllarımda... En çok da Ortaköy, Emirgan...  Annem ve babam sahilde oturmayı ve denizi seyretmeyi severdi, biz de kardeşimle pek zevk almazdık. Şimdi o günlere dönsek ve gene o sahillerde oturup geçen tankerleri ve gemileri seyretsek ne güzel olurdu...


Sonra üniversite için yeniden İstanbul başladı benim için. Beyazıt... İstanbul Üniversitesi...





Biraz daha büyüyüp yeniden gelmiştim ama bu sefer de dersler, sınavlar derken yine bu güzel şehrin tadını çıkaramadan geçivermiş üniversite yılları da...


Kısmette yıllar sonra kendi ailemle gelmek varmış, sadece gezmek için...


Gezilecek çok yer var elbette ki... Ama en önemlisi tarihi yarımada sanırım. Tarihte bir çok olayın gerçekleştiği ve bir çok eserin bulunduğu çok önemli bir yer. Belki de İstanbul’un tarihi mirası...


Sultanahmet Meydanı İstanbul'un en önemli meydanlarından biridir. Bizans devrinde Hipodrom, Osmanlı döneminde At Meydanı olarak bilinen geniş bir alan. 








Bu alanda  Alman Çeşmesi gözümüze takılan ilk eser diyebilirim. Mimari yapısı ve mozaikleri ile öylece duruyor. Alman imparatoru II. Wilhelm’in 1898’de İstanbul’a ikinci kez gelişinin anısına ithaf edilen Alman Çeşmesi, imparatorun sultana ve İstanbul’a hediyesiymiş. Almanya’da yapılıp 1901’de İstanbul’daki yerine monte edilen çeşme Neo-Bizanten üslubunda olup, içerisi altın mozaiklerle süslenmiş. Özellikle kubbe şeklindeki tavanı ...


Bu alanda yer alan üç dikili taştan en ünlüsü olan Obelisk, 390 yılında Mısır’dan getirilmiş ve tam otuz bir günde bugünkü yerine dikilebilmiş. MÖ. 1450 civarında Mısır Firavunlarından biri için yapılmış.





Meydanı süsleyen Yılanlı Sütun ise kenti haşarat istilasından korusun diye Apollon’daki Delphi Tapınağı’ndan getirilen ve birbirine dolanan üç yılanın  temsil ettiği bir tılsımmış. Ama ne yazık ki güzel bir fotoğrafını çekmemiş olmanın üzüntüsü içinde olduğumu söylemem gerek...


Meydandaki son anıt ise otuz iki metre yüksekliğiyle, son derece etkileyici görünen ve meydana tepeden bakan Örme Dikilitaş...





Million Taşı; Ayasofya’dan Beyazıt’a giden yolun sağında, tam köşede yer alan ve dikkat etmezseniz görmeden geçebileceğiniz bir eser. Konstantinopolis’i başkent yapan Büyük Konstantin’in, Antik Roma yollarının başlangıç noktası ve dünya üzerindeki  diğer şehirlerin bu şehre olan uzaklığının hesaplanmasında kullanılan sııfır noktası.





Sultan Ahmet Camii altı minaresi ile bu meydanın en görkemli yapısı olarak karşınıza çıkar. Hem dış mimarisi hem de iç mimarisi ile göz alıcı bir eser.








Sultan Ahmet Camii, 1609- 1617 yılları arasında Osmanlı Padişahı I. Ahmed tarafından İstanbulda’ki tarihi yarımadada, Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa’ya yaptırılmış. Cami, mavi, yeşil ve beyaz renkli İznik çinileriyle bezendiği için ve yarım kubbeleri ve büyük kubbesinin içi de yine mavi ağırlıklı kalem işleri ile süslendiği için Avrupalılarca Mavi Camii ( Blue Mosque ) olarak adlandırılmıştır. Ayasofya’nın 1935 yılında camiden müzeye dönüştürülmesiyle, İstanbul’un ana camii konumuna ulaşmıştır. Türkiye’nin altı minareli ilk camiidir.









Ve elbette ki Sultan Ahmet Köftecisi… Sıra beklemek zorunda kalabilirsiniz… 





En önemli el sanatımızın turistlere gösterildiği halı dokuma tezgahları ve halı dokuyan kadınlarımız… Unutulmaması gereken el sanatlarımızdan…














15Ekim 2015

04 Nisan 2018

MADEN SULU KEK




Havalar bahar bahar kokmaya başlamışken kolayca yapıp pikniğe götürmelik bir kek...

Yeni yeni çiçeklenen ağaçlar arasında ilkbaharın en güzel ayını yaşayabilmek ne güzel...

Güneş nazlanarak çıksa da, üstümüzdeki kalın giysilere hala ihtiyaç duysak da pembe pembe açan çiçekler içimizi ısıtmaya başladı bile...



Yanına  çay da varsa, güneşi yakaladığınız bir anda güzel çiçeklerin tadını çıkarın...



MALZEMELER

4 tane yumurta

1 su bardağı şeker

1 su bardağı maden suyu

1 paket kabartma tozu

1 çay kaşığı karbonat

1 yemek kaşığı limon suyu

½ su bardağı yoğurt

½ su bardağı sıvı yağ

2 paket vanilya

3,5 su bardağı un

Kakaolu karışım için,

1 yemek kaşığı kakao

4 yemek kaşığı su

Yumurtalarla şekeri karışana kadar çırptıktan sonra diğer malzemeleri de ilave edin.

Homojen bir karışım olana kadar karıştırın. Bu karışımdan 3 yemek kaşığı ayırın ve içine 1 yemek kaşığı kakao ile 3 yemek kaşığı suyu ilave ederek karıştırın.



İstediğiniz bir kek  kalıbını yağlayıp unladıktan sonra hazırladığınız kek hamurunun yarısını kalıba dökün. Üstüne kakaolu karışımı dökerek bir kürdan yardımı ile hafifce çizgiler halinde karıştırın. Ve kek hamurunun diğer yarısını da üstüne dökün, 180 dereceye ısınmış fırında pişirin.

İsterseniz soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri serperek servis yapabilirsiniz...



AFİYET OLSUN





14 Mart 2018

SOSLU BAHAR KEK






Bahar yavaş yavaş gelirken, havanın kokusu yavaş yavaş değişirken, yağmurla esen rüzgarların bizi üşütmeye devam ettiği bu günlerde mutfaklardan kek kokusunun bütün eve yayılması mutluluktur...


Hemen bir çırpıda yapılıveren ve istediğiniz meyve ile süsleyebileceğiniz basitce bir kek... Aslında herkesin sürekli olarak yaptığı...


Bir o kadar basit ama bir o kadar da bir dilimiyle insanda mutluluk uyandıran...




MALZEMELER


4 tane yumurta


1 su bardağı şeker


1 su bardağı süt


½ su bardağı sıvı yağ


3 yemek kaşığı kakao


1 paket kabartma tozu


1 paket vanilya


2,5 su bardağı un


Sos için;


1 su bardağı sıcak süt


100 g bitter çikolata


1 yemek kaşığı sıvıyağ


Yumurta ve şekeri iyice çırptıktan sonra diğer malzemeleri de ilave ederek karıştırın.

Yağlayıp unladığınız kek kalıbına hazırladığınız kek hamurunu dökün ve 180 dereceye ısınmış fırında pişirin.




Kek pişerken sıcak sütün içine sos malzemelerini ilave edin ve çikolata iyice eriyene kadar karıştırın.


Kekinizi fırından çıkarttıktan sonra biraz ılıyınca kalıptan çıkarıp servis tabağına alın ve istediğiniz şekilde dilimleyip hazırladığınız sosu üzerine yavaş yavaş dökün.


Soğuduktan sonra üstünü istediğiniz şekilde süsleyerek servis yapın...






AFİYET OLSUN






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...